Saya: "Biz Hukukun Üstünlüğünü Savunuyoruz"

Avukat Zeynep Saya, her zaman hukukun üstünlüğünü savunduklarını söyledi.

Saya:
Haberin videosu için tıklayın!

Saya, yaptığı açıklamada, "Aynı dili değil aynı duyguları paylaşanlar iyi anlaşır derler. Nihayetinde biz barolar birliğinde bu toplumun ortak değeriyiz. Ve barolar bilindiği üzere yargının kurucu unsurlarından birisidir, yani bir ayağını teşkil etmektedir. Gelinen süreçte terörle mücadele noktasında bir çok kurumun yapısında değişikliğe gidilme noktasında çalışmaların maalesef gündemde olduğu görüyoruz. Halbuki birlik ve beraberliğe, artı dayanışmaya gerçekten en çok her zamankinden fazla bugünlerde ihtiyacımız olduğunu görüyoruz ve bunu hissediyoruz. Dolayısıyla bugün barolar barolar birliği 108 bin üyesi söz konusu, yine Türkiye genelinde 20 bin stajyer söz konusu ve yine avukatlık kanunu çerçevesinde gerçekten barolarımız ve barolar birliğimiz bu noktada avukatların sosyal haklarını koruma artı yine avukatlık kanunundan her bir avukata birey olarak dahil edilmiş görevlerden hak ihlallerinde hak savunuculuğu yapma görevi verilmiştir"dedi.

Saya, şöyle devam etti:

"Biz hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Ve üstünlerin hukukunun egemen olmaması, hukukun üstünlüğünün egemen olmasında yargının bağımsız ve tarafsız olması noktasında barolarda bağımsız ve tarafsız olması noktasında çok çok önemli, zaten görüyoruz ve yaşıyoruz. Barolar Birliğinin başındaki Türkiye Barolar Birliği cümlesindeki Türkiye kelimesi çıkartılmaya çalışılması gerçekten anlaşılır gibi değil. Bugün HSYK'nın yapısındaki değişikliklerle birlikte hakim ve savcıların pozisyonlarına baktığımız zaman gerçekten Adalet Bakanlığına bağlanması söz konusu, halbuki bu kuvvetler ayrılığına yani yasama, yürütme, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı çerçevesinde değerlendirdiğimizde kuvvetler ayrılığına aykırı bir durum. Bugün meclisin yarısından fazlası hukukçulardan oluşmakta ve barolar avukatlık mesleği savunma mesleği dünya var oldukça, insanlık tarihi var oldukça hiçbir zaman için kaybolmayacak meslekler. Aslında bu bizim yargının dolayısıyla savunmanın bağımsızlığından, tarafsızlığından ziyade halkın direk savunma hakkının korunmasıyla alakalıdır. Bugün 130 binler gibi avukat meslektaşlarımızın sosyal haklarının korunması artı hak ihlallerinde hep birlikte hangi düşünceden olurlarsa olsunlar mağdurun yanında yer almaları noktasında barolar birliğinin işlevinin çok büyük olduğunu görüyoruz. Bu nokta da siyasi düşüncesi ne olursa olsun hukukun evrensel ilkesinde avukatlık kanunundan kaynaklanan doğal vecibesi görevi olarak gören bütün baro mensuplarımızın tek çatı altında bulunması her şeyden önce biz hukukçular arasında ön yargıların fiziki olarak ta çok büyük önem arz etmekte. Altını çizmek isterim, bu noktada da bizi dernekleştirme cabası içersinde olanlara seslenmek istiyorum, biz hukukçular hangi düşünce yapısından olursak olalım her şeyden önce bu terörle mücadele noktasında, terörün panzehirinin özgürlük olduğunu  ve milli birlik beraberliğe ihtiyacımız olduğu bugünlerde gerçekten biz milli birliğimizi milli olma noktasında barolar birliği yıllar öncesine kuruluş aşamasında yani Osmanlı döneminden hatta baktığınız zaman biz bu sınavı vermiş ve bu sınavdan geçmiş durumdayız"

"Millilik veya gayri millilik birilerinin iki dudağı arasında olmaması gerçekten milli değerlerin ortaya çıkartılması ve hukukçular arasında toplumsal barışın sağlanması artı kendi aralarında bölünüp parçalanmamaları noktasında bizi bir dernek statüsüne düşünmememiz gerektiğini ve bu noktadaki çabalarımızı karşısında da gerçekten adalet dilenmediğimizi ve adalet içerisinde dileneceğimizi altını çizmek istiyorum"diyen Saya, "Bu noktada da Türkiye Barolar Birliğinin 24 Şubat itibariyle bir geniş katılımlı toplantı söz konusu bütün Türkiye Barolarının buraya iştirak edeceğini ve buna her şeyden önce savunmanın ortak sorunu olarak göreceğini düşünüyorum ve avukatların hukukçuların hangi düşünceden olursa olsun bu toplumun toplumsal barışa ihtiyacı olduğunu, bunu da ancak hep birlikte evrensel ve hukukun üstün değerleriyle ilgili birlikte aşabileceğimizi altını çizmek istiyorum. Bugün meslektaşlarımız arasında bizi dernek statüsüne indirmek isteyenler gerçekten baktığınız zaman yargı bağımsızlığı noktasında biz avukatlık kanunlarına gelen yasal düzenlemeyle birlikte kamu kurumu tek örgütleriyiz. Ve bu kamu kurum konumundaki meslek örgütlerinin bütün sorumlarına da duyarlı olmak durumunda ama bu duyarlılığı sağlama noktasında önce kendi sorunlarımıza sahip çıkmak durumundayız ve en önemlisi de meclisin yarısının hukukçulardan oluşması dikkate alındığında da meclisteki hukukçu kökenli milletvekillerinin bu konuda duyarlılık göstereceğine inancımız tamdır. Ortak akıl ve ortak payda da buluşmanın gerekli olduğunu görüyoruz. 2013 yıllarında da böyle bir düzenleme içine girilmişti bir kere, her şeyden önce kamu kurum niteliğinde meslek örgütü olduğumuz için bugün barolara kayıt yaptırmak yasal zorunluluk, dolayısıyla biz savunmanın ve tarafsızlığın sağlanması konusunda çok çok önemli olduğunun altını çiziyorum ve kamuoyunda bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum"şeklinde konuştu.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman'ın Hac Kontenjanı Açıklandı
Adıyaman'ın Hac Kontenjanı Açıklandı
Görüşme Halinde Yakalanan 7 FETÖ'cüden 5'i Tutuklandı
Görüşme Halinde Yakalanan 7 FETÖ'cüden 5'i Tutuklandı