Memur -Sen Adıyaman Temsilcisi Deniz: "15 Temmuz’u Unutmayacak, Diriliş Ruhunu Hep Diri Tutacağız"

Memur -Sen Adıyaman Temsilciliği 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Memur Konfederasyonuna bağlı sendikaların şube başkanı ve temsilcileri ve üyeleri ile beraber Adıyaman sivil toplum kuruluşlarının ve halkın yoğun katılımı ile gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016 günü karşılaşılan hain darbe girişimi karşısında milletin zaferine vurgu yapıldı.

Memur -Sen Adıyaman Temsilcisi Deniz:
Memur -Sen Adıyaman Temsilcisi Deniz: Muhabir
Bu içerik 197 kez okundu.
Haberin videosu için tıklayın! Haberin galerisi için tıklayın!

Öğlenden sonra Demokrasi Parkı önünde toplanan Memur Konfederasyonuna bağlı sendikaların şube başkanı, temsilcileri, üyeleri ile beraber Adıyaman sivil toplum kuruluşları üyeleri darbe teşebbüsünü kınadı.
Üyeler ellerinde Türk bayrakları ve pankartlar ile 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimini kınadılar.

Memur-Sen Adıyaman İl Temsilcisi Ali Deniz, basın açıklamasında, "15 Temmuz, ülkemizin ve milletimizin geleceğini karanlığa mahkûm etmek isteyen küresel emperyalistlerin iş birlikçi hainlerle yaptığı ölümcül saldırının, destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı tarihî bir gündür." dedi.

Ali Deniz, şöyle devam etti:

"15 Temmuz kanlı ihanetine karşı ölümüne direniş, dar siyasi bakış ve ideolojik yorumlarla izah edilecek bir hadise değil; taşıdığı tarihsel ve sembolik anlam itibarıyla millî bir davadır. 15 Temmuz, amaçlarına ulaşmak için, dinî değer ve motifleri istismar da dâhil, hiçbir hak, hukuk ve ahlakta sınır tanımayan FETÖ ihanet şebekesinin, kökü ve derin bağlantıları dışarıda olan güçlerden aldığı emir ve talimatla, millet iradesine yapılan darbe olmanın ötesinde doğrudan vatanı işgal hareketidir” ifadelerini kullanan Ali Deniz, “atılım ve başarıları küresel emperyalizmin bölgesel hesaplarını bozan Türkiye, peş peşe sahneye konan yıkıcı, bölücü saldırılarla durdurulamayınca, 15 Temmuz 2016’da kanlı bir darbe ile başlayan işgal girişiminin hedefi yapılmıştır. Darbeciler,devletin temel ve stratejik kurumlarına saldırmış, direnen halkın üzerine mermi yağdırmıştır. Savaş uçakları, millet hâkimiyetinin ve iradesinin tecessüm ettiği merkez olan Meclis binasını, devletin en üst siyasi temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Emniyet’i ve TÜRKSAT’ı bombalamış, TRT işgal edilmiş, özellikle büyükşehirlerin meydanları namlusu halka çevrilmiş tanklarla kapatılmış, darbecilere direnen halka acımasızca ateş açılmış, 251 yiğidimiz şehit olmuş, 2 bini aşkın kahramanımız gazi olmuştur."

Yeniden canlanan Çanakkale ruhuyla çıplak elleri ve çelikten zırha dönüşen iman dolu göğüsleri ile tankların karşısına çıkan milletin, vatan savunması için yeni bir istiklal savaşı verdiğini vurgulayarak, "Cumhuriyet tarihinde ilk kez, daha ilk aşamasında kanla, ateşle başlayan bir darbe ile karşılaştık ve ilk kez bu kadar şiddetli olmasına rağmen, millet, ölümüne bir direnişle darbecileri püskürtmüştür. Milletin varoluş kararlılığı, emperyalistlerin üzerimizde yaptığı hesapları bozmuştur, ilelebet bozacaktır. Bize yıkım getirmek ve ölüm yağdırmak isteyenler, bize yaşatmak istedikleri çaresizliğe kendileri düçar olmuştur. Şehit ve gazilerimizle birlikte milletimizin tartışmasız saf samimiyeti, bedeli bir kez daha kanla ödenerek, üzerinde özgürce yaşamayı hak ettiğimiz bu vatanın çiğnenmez değerini pekiştirmiştir. İçinde milletimizin nesiller boyu kanı teri olan bu değere asla gölge düşürülmeyecektir. Bu bilincin bize yüklediği ilk sorumluluk ihanete müsamaha etmemek, unutmamak ve cezasız bırakmamaktır."ifadelerini kullandı.

Memur-Sen olarak, vatan ve millî değerler söz konusu olduğu zaman asla başka hesapların içinde olmadıklarını, olmayacaklarını belirten Ali Deniz, "Olmayacağız, bu duyarlılıkla o menfur gecede, hiç düşünmeden, tereddüt etmeden, ‘bekleyip sonucu görelim’ demeden, sağımıza solumuza bakmadan alanlara çıktık. Üyelerimize ve milletimize meydanlardan direniş çağrısı yaptık. Kamu görevlilerinin teveccühüyle ulaştığımız bir milyon üyemizle birlikte temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği olarak, üzerimize gelen ihanetin karşısında olduk. Ulaşabildiğimiz tüm medya imkânlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin, kararlı kullanarak Anadolu’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakâr, imanlı milletimizle birlikte dalga dalga zulmün ve zalimlerin karşısına çıktık. Şehit düşen üyelerimiz, gazi mertebesine erişen kardeşlerimiz oldu. Onların kalbinde yanan ateş, üzerimize kâbus gibi çöken ihanetin karanlığını kökünden söküp atmış, ufkumuzu aydınlatan güneşe dönüşmüştür."dedi.

Ali Deniz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Ülke ve millet olarak maruz kaldığımız yakıcı, yıkıcı saldırılara rağmen bu ihanetin en kahredici tarafı, dinî referanslarla insanımızın iyi niyet ve yardımseverlik duygularının istismar edilerek ve sözüm ona bir cemaat tarafından sinsice yapılmış olmasıdır. Üzerinde çok ciddi düşünülmesi gereken diğer husus, eğitim alan ve imkânını bu terör örgütünün kendi yapılanma zemini olarak kullanabilmesidir. Din ve eğitim alanının istismarı ile düşünme, irade ve sorgulama yetenekleri felç edilmiş, mankurtlaştırılmış bir güruh, mutlak itaatle kendi vatanına, milletine, millî değerlerine göz kırpmadan saldırabilecek hâle getirilebilmiştir. Kıtalar ötesi siyonist efendilerinden aldıkları emirleri ‘hizmet’ aşkıyla yerine getirip kendi insanını vurma zilletini seçenler, eşi görülmemiş bir ihanet ve alçaklığın temsilcisi olmuşlardır. Zulme ve zillete rıza göstermeyen milletimiz, ihaneti tam kalbinden vurarak izzetli yaşamayı, izzetiyle yaşamayı fazlasıyla hak etmiştir. Sezai Karakoç’un deyimiyle, “Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir güneş vardır.” Umulur ki, 15 Temmuz karanlığından sonra üzerimize gerçek bir nur olarak doğan güneşimiz, medeniyetimizi yeniden canlandıracak bir ağarmanın müjdesi, müjdecisi olsun."

İnsan hakları ve özgürlüklerin söz konusu olduğunda kimseye söz söyletmeyen çoğu batılı çevrelerin, milletin canı pahasına demokrasiyi yaşatmayı amaçlayan hareketine destek vermemesi, bilakis darbenin ve darbecilerin püskürtülmesine üzülmelerini çok ilginç ve manidar bulduklarını aktaran Deniz, "Batılı kimi ülke, siyasi aktörler ve basın organının, artık bizi şaşırtmayan bir tutumla, oluşturmak istedikleri negatif algılarla dünya kamuoyunu etkileme gayretleri bize dönük asıl niyetlerini bir kez daha deşifre eder mahiyette olmuştur. 15 Temmuz’da verilen istiklal mücadelesi ile Çanakkale ruhu içselleştirilerek güncellenmiştir. Muazzam bir silkinişle benliğimiz ve kimliğimiz yeniden inşa edilmektedir. Sıcak etkisi ve artçı sarsıntıları hâlâ devam etmekte olan bu alçak darbe ve işgal girişimine karşı canımızla, kanımızla bilfiil direndik. Bugün de en kesin, kararlı dil ve tutumla her türlü darbe girişimini, vesayet düzenini, demokrasi dışı arayışları, millî iradeye muarız çabaları tartışmasız olarak reddediyoruz. Karanlığın çökertilen bütün hatlarından sonra şimdi yeni ufukları, oradan yeni umutları menzil edinme vaktidir."diye konuştu.

Deniz, "Memur-Sen olarak, yeniden yüksek bir öz güven kazanan milletimizin, özellikle de genç kuşakların benliğini ve kimliğini tahkim eden 15 Temmuz bilincini, yaşayan canlı algılar olarak çoğalan bir fikir, büyüyen bir ideal, yorulmak bilmeyen bir azim ve kararlılıkla hep diri tutacağız. Okyanus ve kıtalar ötesi kirli, kanlı bağlantıları olan darbeci çapulculara darbe vuran milletimize selam ve şükranlarımızı sunuyor; şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyor, milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü tebrik ediyoruz."ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından Memur-Sen üyeleri sloganlar attı, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşen, Ömer Halis Demir, anılarak ayrıldılar.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman'da Engelli Çalışanlar Unutulmadı
Adıyaman'da Engelli Çalışanlar Unutulmadı
ADYÜ’de “Deney Hayvanları Kullanımı Sertifikası Eğitim Programı” Düzenlendi
ADYÜ’de “Deney Hayvanları Kullanımı Sertifikası Eğitim Programı” Düzenlendi