Advert Advert
Advert

SES Adıyaman Eş Başkanı Çavuş: Sağlık çalışanlarının sayıları artırılsın

Adıyaman SES Adıyaman Eş Başkanı Emrah Çavuş, "Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçilerinin tamamı kadroya alınsın, çalışan sayısı artırılsın."dedi.

SES Adıyaman Eş Başkanı Çavuş: Sağlık çalışanlarının sayıları artırılsın
SES Adıyaman Eş Başkanı Çavuş: Sağlık çalışanlarının sayıları artırılsın Mustafa Tekin
Bu içerik 1110 kez okundu.

Adıyaman SES Adıyaman Eş Başkanı Emrah Çavuş, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde yaptığı basın açıklamasında, Kovid-19 salgını nedeniyle sağlık çalışanlarının yaşadıkları sıkıntılara ve haklarına ilişkin basın açıklamasında bulundu.

Çavuş, şu ifadelere yer verdi:

"Kovid-19 salgınının geldiği nokta, sağlık emek ve meslek örgütleri tarafından açıklanan vaka sayıları, sağlık emekçilerinin ve hizmet alanların her gün her dakika yaşadığı ve aktardığı sorunlar salgının artık kontrol edilemediğine işaret etmektedir. Test- temaslı- tedavi algoritmalarının bilimsel yaklaşımlarla uyuşmayacak şekilde değiştirilmesi; sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini korumaktan fersah fersah uzak sağlık ve sosyal hizmet politikaları, salgın kontrolü için alınması gereken önlemlerin ısrarla hayata geçirilmemesi salgının sonraki süreçleri için ise kaygılarımızı çok daha artırmaktadır. Bu durum, tabii ki sendikamıza düşen sorumlulukları da artırmaktadır."

"Sağlık ve sosyal hizmet emekçi sayısındaki yetersizlik sınıra dayanmıştır"

Sağlık hizmetlerinin yıllardır en az çalışanla yürütülmeye çalışıldığına işaret eden Çavuş,"Normal zamanda bile sürdürülemez olan bu durum, pandemi gibi çok daha özgün ihtiyaçları barındıran bir ortamda ihtiyacı da daha fazla artırmaktadır."dedi.

Çavuş,"Sağlık emekçilerinin korunabilmesi, hizmetlerin doğru şekilde planlanabilmesi için salgının ilk gününden itibaren sağlık emekçi sayısının artırılması gerektiğini ifade ediyoruz. Ancak, sağlıkta dönüşüm programından, daha az emekçiyi daha çok çalıştırıp sömürüyü artırma politikalarından bir adım geri adım atmak istemeyen iktidar, mevcut sağlık emekçilerine yüklenmekte ısrar etmiş; çözüm olmayan komik rakamlardaki atamaların ilerisine gitmemiştir. Bugün sağlık emekçilerinin birçok sorunu da bu politika ile doğrudan bağlantılıdır."şeklinde ifade etti.

Sağlık emekçi sayısını yeterli oranda artırmamanın nelere yol açacağının altını çizen Çavuş, şunları kaydetti:

"Sağlık emekçilerini uzun saatler, arka arkaya, yorgun şekilde çalıştırmak; salgın döneminin gereksinimi olan dinlenme olanaklarının artırılması, mesai saatlerinin kısaltılması, 24 saat çalışmanın kaldırılması gibi önlemleri uygulanamaz hale getirilmesi demektir. Yıllık izinlerinin kaldırılması demektir. Sağlık emekçilerine test yapılmaması demektir. Az test demek, enfekte sağlık emekçilerinin o kadar az tespit edilmesi demektir. Temaslı sağlık emekçilerinin, hatta pozitif sağlık emekçilerinin çalıştırılması demektir. İdari izinli sayılması gereken, risk gurubu sağlık emekçilerinin canları pahasına çalıştırılması demektir. Hamile olup enfekte olan sağlık emekçisinin yerine yine bir hamile sağlık emekçisi koymak demektir. Sağlık emekçilerinin açık kapatmak için bir gün oraya, bir gün buraya güvensiz şekilde görevlendirilmesi, salgının yayılım riskini de artırmak demektir. Yani, ne olursan ol, yeter ki çalış denmektedir.Zaten zor koşullar altında çalışan sağlık emekçileri tüm bu süreç boyunca yorulmuş, tükenmiş, yıpranmış, sağlığından canından olmuştur."

"Toplu istifalar ve emekli olarak ayrılmak söz konusudur"

Çavuş, toplu şekilde istifaların ve emekli olarak alandan ayrılmalar söz konusu olduğuna dikkat çeken Çavuş, "Artık bu yolun sonu gelmiştir. Diğer ülke örneklerine baktığımızda salgın boyunca sağlık alanını takviye için emekli olanlar dahi göreve çağırılmıştır."dedi.

Türkiye'de ataması yapılmayan yüzbinlerce sağlık emekçisinin olduğunu vurgulayan Çavuş, şöyle devam etti:

"Hukuksuza ihraç edilen, güvenlik soruşturmaları bahane edilerek göreve başlatılmayan binlerce sağlık emekçisi var ve göreve çağrı beklemektedir. Artık bu adımın atılması ertelenemez bir zorunluluktur. Benzer bir durum sosyal hizmet emekçileri için de geçerlidir. Sosyal hizmetler alanı da yıllardır yetersiz sosyal hizmet emekçisi ile hizmet verilen, Bakanlık yapılanmasına geçiş ile hizmetlerin de arttığı ancak aynı oranda güvenceli istihdamın artırılmadığı, yoğun iş yükü ile hizmet verilen bir alandır. Halihazırda devlet desteğine ihtiyaç duyan kesimlere hizmet veren, toplumun önemli sorunlarının çözümünde önemli görevler yüklenen sosyal hizmet emekçilerinin görevleri ve riskleri pandemi döneminde ise daha da artmıştır."

"Güvencesiz çalışmayı sürdürmenin dayanağı bulunmamaktadır"

Çavuş, pandemi döneminin tüm dünyaya neoliberal, kar odaklı sağlık ve sosyal hizmet modellerinin çöktüğünü, halk sağlığını korumaktan uzak olduğunu belirterek, "Sağlık ve sosyal hizmetlerde kamusal hizmetlerin ne kadar önemli ve hayati olduğunu tekrar hatırlatmıştır. Türkiye'de de neoliberal politikaların etkisi ile kamu hizmetleri giderek özelleştirilmiş, sağlık ve sosyal hizmet alanı gibi tamamen özelleştirilemeyen hizmetlerde ise kısmi özelleştirmeler yolu ile bu hizmetler piyasaya açılmıştır. Bu kurumlar şirket mantığı ile çalıştırılmaktadır. Bu politikaların en önemlilerinden birisi de, kamuda kadrosuz- güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasıdır. Pandemi süreci, sağlık ve sosyal hizmetlerin bir ekip işi olduğunu, ekibin her parçasının emeği ve katkısının vazgeçilmez olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. Ancak pandeminin daha görünür kıldığı şeylerden birisi de, bu ekip işini bozacak her türlü ayrımcı uygulamanın başta emekçiler olmak üzere halka ve hizmetlere ne kadar zarar verdiğidir."ifadelerine yer verdi.

Aynı işi yapan sağlık emekçileri farklı istihdam biçimlerinde oldukları için birçok haklarını alamadıklarını dile getiren Çavuş, şunları belirtti:

"Farklı ücretler aldılar. Farklı çalışma koşullarında çalışmaya zorlandılar. Farklı baskı biçimleri ile karşılaştılar. Fiilen farklı örgütlenme haklarına sahiptiler. Farklı mali ve sosyal hak kayıplarına maruz kaldılar. Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için özel hayata saygı hakkı, aile kurma hakkı, seyahat özgürlüğü gibi temel hakları ihlal edildi. Pandemi öncesinde de var olan bu ayrımcı ve emek düşmanı uygulamalar, pandemi döneminde bir kez daha görünür olmuştur. Bu durum, hangi istihdam biçiminde- hangi kadroda olursa olsun tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini tehdit eden, iş barışını bozan, emekçiler arasında dayanışmayı değil rekabeti dayatan bir durumdur. Kadrosuna bakılmaksızın tüm emekçiler için güvencesizlik yaratmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetlere de zarar vermektedir."

Sağlık hizmeti bir bütün olarak sağlık emekçilerinin görev paylaşımı ve iş birliğiyle yürütültüğünü kaydeden Çavuş, "Ekip üyelerinin sorumlulukları birbirinden daha önemli sayılamayacağı gibi, her biri ekibin olmazsa olmazları ve birbirinin tamamlayıcısıdır. Bu nedenle daha önce ek ödeme adaletsizliğine dair de belirttiğimiz gibi sağlık emekçilerinin talebi üç ay sürecek adaletsiz ek ödeme değil, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için, insanca yaşam için temel ücret artışıdır. Ek ödemeler maaşa yansıtılmalı, hiçbir kesinti yapılmamalı, ek ödeme kesintisi çalışanlar üzerinde tehdit unsuru olmaktan çıkarılmalıdır. Tüm bu nedenlerle, "güvenceli iş güvenli gelecek" şiarıyla tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin kadroya alınması ve güvencesiz çalışmanın kalıcı olarak sonlandırılması; sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yetersiz olan emekçi sayısının kadrolu atamalarla artırılması için her iki alanda da en azından OECD ortalamasına ulaşacak şekilde güvenceli istihdam yapılması düzenlemelerini detaylı olarak içeren bir kanun teklifi hazırlamış bulunmaktayız."

"Tüm toplum kesimleri bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz"

Çavuş, "Kanun teklifinin karşılık bulmasının, taleplerimizin karşılanmasının sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin mücadelesi ile gerçekleşebileceğinin farkındayız. Bu kanunun yasallaşması için mücadele edeceğiz. Bu kapsamda bir kampanya başlatıyoruz.Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini bu mücadeleye destek vermeye ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin bu dönemde yaşadıklarının- önemlerinin ve sorunlarının farkında olan tüm toplum kesimlerini de bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz."şeklinde ifade etti.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İl Milli Eğitim Müdürü Alagöz, Gölbaşı ilçesinde incelemede bulundu
İl Milli Eğitim Müdürü Alagöz, Gölbaşı ilçesinde incelemede bulundu
Eylül ayı içerisinde 142 fırın denetlendi
Eylül ayı içerisinde 142 fırın denetlendi
izmir escort izmir escort alsancak escort antalya escort porno izle jigolo bursa escort kızlar porno izle türk porno porno izle metin2 betalı pvp serverler smmajans.xyz takipbonus.com instagram şifresiz takipçi bursa escort bursa escort bayan gaziantep escort denizli escort izmir escort porno porno izle izmir escort