Advert
Advert

KESK üyeleri KHK ihraçlarının karara bağlanmamasına tepki gösterdi

KESK Adıyaman şubesi üyeleri, KHK ile ihraç edilen yüzlerce kamu emekçisinin 4 yıl geçmesine rağmen dosyalarının karara bağlanmamasına tepki gösterdi.

KESK üyeleri KHK ihraçlarının karara bağlanmamasına tepki gösterdi
KESK üyeleri KHK ihraçlarının karara bağlanmamasına tepki gösterdi Yusuf Demir
Bu içerik 610 kez okundu.
Advert
Haberin videosu için tıklayın! Haberin galerisi için tıklayın!

KESK Adıyaman Şubeleri Platformu adına Tarım Orkam Sen İl Temsilcisi Yusuf Demirci, Demokrasi Parkı'nda üyeler adına yaptığı basın açıklamasında, "Her yeni güne yeni bir hukuksuzlukla, yeni bir keyfilik ve yeni bir sınır tanımazlıkla uyanıyoruz."dedi.

 "O günden bugüne 'ağaç kökü yesinler'den, 'kuru ekmek yiyiyorlarsa aç değildirler'e gelinmiş"

"Düşünce ve ifade özgürlüğünün sadece iktidar için geçerli olduğu, daha da ötesi her türlü hakareti etmeyi, tehdidi savurmayı kendine hak gördüğü bir iktidar ile yönetiliyoruz" diyen Demir, şöyle devam etti:

"İktidar OHAL sürecini kendi iktidarı, siyasal hedef ve amaçları ile rant için fırsata çevirirken 19 Temmuz 2018 tarihi itibariyle kalkmış olsa da fiilen devam eden OHAL uygulamalarını adım adım yasal duruma kavuşturma adımlarını hayata geçirmeye devam etmektedir.

Bilindiği üzere, 'kişiye özgü çıkarılan' KHK’ler eliyle Resmi Gazete’de isimlerinin yayınlanmasıyla on binlerce kamu emekçisi ihraç edilmiştir. Kamu emekçilerinin hukuka uygun olarak kazanılmış sosyal ve ekonomik hakları, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı, savunma hakkı da ihlal edilerek idari tasarrufla hukuka aykırı olarak ellerinden alınmıştır.

Tek adam rejiminde örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğü, seyahat hakkı, toplu eylem, gösteri ve toplantı hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra en temel vatandaşlık hakkı olan çalışma hakkı da gasp edilmiştir. Öte yandan eğitim görme hakları, bankaların hesap dahi açtırmak istememesi, çalışma ruhsatlarının ve diplomalarının kısıtlanması, sigorta şirketlerinin ihraç edilenlere ödeme yapmaması gibi baskılarla medeni kanundaki temel hakları gasp edilmiştir.

Seçilen Belediye Başkan ve belediye meclis üyelerinin mazbatalarının verilmemesi, sendika yönetim kurullarına seçilen sendika üyelerine yönetici olamayacakları gerekçesiyle davalar açılması, oturdukları apartmanlarda yönetici dahi olamayacaklarına dair KHK hükmü vb uygulamalar ile seçme seçilme hakları ellerinden alınmıştır. O günden bugüne "ağaç kökü yesinler"den, "kuru ekmek yiyiyorlarsa aç değildirler"e gelinmiş, ülkenin en az yarısını vatandaş görmeme zihniyetinde bir değişim yaşanmamıştır."

"Komisyon 16 bin 50 dosyayı karara bağlamamıştır"

Demir, açıklamasına şöyle devam etti:

"23 Ocak 2017 günü 685 sayılı OHAL KHK’si ile iki yıllık süre içinde kamudan ihraç edilmiş yüz binlerce kamu emekçisinin ihraç başvurularını değerlendirmek ve karar altına almakla görevlendirilmiş olmasına rağmen aradan neredeyse 4 yıl geçmiş, Komisyon hala 16 bin 50 dosyayı karara bağlamamıştır. Karara bağladığı dosyaların yüzde 88,5’ini ise red etmiştir.Komisyon, son resmi açıklamasını 2 Ekim 2020 tarihinde yapmıştır. Hala karara bağlanmayan 16 bin 50 başvurunun 2 bin 630’u KESK’lilere aittir.Komisyon 2 Ekim 2020 tarihli açıklamasında tüm başvuruların yüzde 87’sini karara bağladığını ifade etmektedir.

Ancak KESK’lilerin dosyalarının (4267 ihraç dosyası)  sadece yüzde 38’i karara bağlanmış, yüzde 62’si ise 4 yıldır hala karara bağlanmayı beklemektedir! Komisyonun son aylarda çok bariz şekilde oldukça az sayıda dosyayı karara bağlaması ise manidardır ve iktidardan buna dair talimat aldığı şeklinde yorumlanmaktadır.

Ortada bir yargı süreci değil idari süreç işlemekte, mahkeme kararları yok sayılmakta, kurum yöneticilerinin görüşleri ve istihbari bilgiler esas alınmakta, son noktada ise iktidarın idari organı olan komisyon karara bağlamaktadır. İhraç edilen üyelerimizin çalıştıkları kurumların yetkililerine bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; bu hukuksuzluk sürecinin bir parçası olmayın. Haklarında herhangi bir yargı kararı, soruşturma ve kovuşturma olmasa da sizlerin görüşlerinin esas alınacağını Komisyon Başkanı bizzat ifade etmiştir. Dolaysıyla başvurusu ret edilen her bir üyemizin vebali ve hukuki sorumluluğunun bir parçası olmak istemiyorsanız komisyonun işlediği suça ortak olmayın!

Başvurusu ret edilenlerin itiraz ettiği İdare Mahkemeleri de komisyonun hızıyla hareket etmekte ve çok büyük oranda komisyonun ret kararlarını onaylayarak süreci yıllara yayma görevini devam ettirmektedirler. İhraçların ağırlıkta olduğu dört sendikamıza ait veriler idare mahkemelerinin yaklaşımını da gözler önüne sermektedir. 920 başvurudan şu ana kadar 62’si karara bağlanırken, 57’si başvurunun reddi şeklinde olmuştur. İdare mahkemelerinin ret kararları sendikalarımız tarafından İstinaf Mahkemelerine götürülürken oralardaki sürecin ne kadar süreceği ise bilinmemektedir. Görüldüğü üzere OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ve mahkemelerin oyalama ve idarenin kararlarını onama politikası işkenceye, cezalandırmaya dönüştürülmüştür."

"OHAL Komisyonu'nun hala görevini sürdürüyor olması hukuk açısından suçtur"

Komisyonun defalarca uzatılan görev süresinin 23 Ocak 2021 tarihinde sona ereceğine dikkat çeken Demir, "Ancak gerek komisyonun hala karara bağlamadığı dosyalar düşünüldüğünde ve gerekse de iktidarın OHAL’i kalıcı hale getiren politikalarda ısrar ettiği gözetildiğinde komisyonun görev süresini bir kez daha uzatacağı anlaşılmaktadır. Hukuki niteliği tartışmalı olan OHAL Komisyonu’nun, hala görevini sürdürüyor olması gerek anayasamız ve gerekse de uluslararası hukuk açısından suçtur, hukuk tanımamazlık ta ısrardır."şeklinde ifade etti.

"İhraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmelidir"

Buradan bir kez daha çağrıda bulunmak istediklerini dile getiren Demir, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı, etkin olmayan, denetlenemeyen, kendisini anayasa ve yasalar üstü gören, hükümetin noteri gibi çalışan ve idari bir mekanizma olan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun görev süresi kesinlikle uzatılmamalı, aksine lağvedilerek aldığı ret kararları yok hükmünde sayılmalıdır. Haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir. Hukuksuz ihraçlardan dolayı mağdur olan tüm kamu emekçilerinin maddi, manevi hak kayıpları karşılanmalıdır. Mağdur olan ihraç kamu emekçilerinin mağduriyet giderilinceye ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğimizi bu vesile ile bir kez daha hatırlatıyoruz." 

Yapılan açıklamanın ardından üyeler dağıldı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman'da 37 ev karantinaya alındı
Adıyaman'da 37 ev karantinaya alındı
Besni’de iki ayrı kazada 3 kişi yaralandı
Besni’de iki ayrı kazada 3 kişi yaralandı
izmir escort izmir escort alsancak escort antalya escort porno izle jigolo bursa escort kızlar porno izle türk porno porno izle youtube beğeni satın al hacklink satın al instagram takipçi satın al takipbonus.com instagram şifresiz takipçi eskişehir escort bayan izmir escort